Soru 1 |
Yerleşim bölgeleri dışında göçebe olarak yaşayan bir grup bedevi Hz. Peygamber’e geliyor, sosyal yardımlardan pay almak için kendisine boyun eğiyor, teslim oluyorlardı. Bu davranışlarını iman etmiş olmak için yeterli saymaları, kendilerini mümin olarak göstermeleri üzerine Hucurât suresinin 14 ve 15. ayetleri indirilmiştir: “Bedevîler, ‘İman ettik.’ dediler. Şunu söyle: ‘Henüz iman gönüllerinize yerleşmediğine göre, sadece boyun eğdiniz. Bununla beraber Allah’a ve Resul’üne itaat ederseniz yaptığınız hiçbir şeyi boşa çıkarmaz; Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.’ Müminler ancak, Allah’a ve Resu’lüne iman eden, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda malları ve canlarıyla cihat eden kimselerdir. İçleri dışları bir olanlar işte bunlardır.”
Bu ayetlere göre Arap kabilelerinin uyarılmalarına sebep olan durum aşağıdakilerden hangisidir?
Allah’ın varlığını kalp ile tasdik etmiş olmaları | |
Dil ile ikrarın iman etmek için yeterli olduğunu düşünmeleri | |
Allah’a inandık dedikten sonra eski inançlarına geri dönmeleri | |
Müslümanların düşmanlarıyla işbirliği içinde olmaları | |
Hz. Peygamber’in iyi niyetini suiistimal etmeleri |
Soru 2 |
Delillere dayalı olmaksızın sadece çevrenin telkini ile meydana gelen ve kişinin İslam toplumunda doğup büyümüş olmasının tabii sonucu olarak gözüken imana taklidî iman denir. İslam âlimlerinin görüşlerine göre bu tür iman geçerlidir. Ancak bu imanın akli ve dinî delillerle kuvvetlendirilmesi gerekir. Çünkü taklidî imana sahip olan kişi küçük bir engel veya itirazla karşılaştığında şüpheye düşerek imanı sarsılabilir. Ayrıca taklidî iman yeterince bilgiye dayanmadığı için insanı taassuba ve bağnazlığa sürükleyebilir.
Bu metne göre taklidî imanla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Müslüman kabul edilmek için yeterli görülür. | |
Oluşumunda çevresel faktörler etkilidir. | |
Araştırma ve sorgulama ile kazanılır. | |
Doğru bilgi zayıf yönlerini izale eder. | |
İmanın alt derecelerinden biridir. |
Soru 3 |
Belli bir konuda insanlar tarafından ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz bir gerçek olarak kabul edilmesi dogma olarak isimlendirilir. Dogmalarda insanlar veya belirli kurumlar tarafından belirlenen düşünce ve kabullerin başka insanlara dayatılması söz konusudur. İslam inanç esasları ise insan ürünü değil, vahiy kaynaklıdır. İnanan insanlar baskı ve zorlama altında olmaksızın dine gönülden bağlanırlar. Ayrıca İslam inanç esasları insan fıtratına uygundur. Bu nedenle anlaşılması kolaydır ve hakkında her türlü temellendirme, açıklama ve yorumlama yapılabilmektedir.
Buna göre İslam inanç esasları hakkında aşağıdakilerden hangisi ileri sürülemez?
Güvenilirdir | |
Benimsenmesi kolaydır. | |
Dinin temelini oluştururlar. | |
İnanmada gönüllülük esastır. | |
Mezheplerin görüşleriyle şekillenmiştir. |
Soru 4 |
Hz. Muhammed (sav.) din hakkında “Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz. Müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz.” buyurmuştur. Çünkü dinin kolaylaştırılması onun insanlar tarafından daha istekli kabulünü sağlar. Peşinden gelen “Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” emri ise baştaki emri tamamlar. Çünkü zorlaştıran nefret ettirir, nefret ettiren uzaklaştırır. Kolaylaştırmadan müjdelemek yoktur. Din konusunda insanın özgür bırakılması da insanın özgür iradesi ve aklına saygıyı ifade eder. Korkutarak iman ettirmek hiçbir peygamberin uyguladığı bir yöntem olmamıştır.
Buna göre aşağıdaki ayetlerlerden hangisi metinde anlatılan konuyla ilişkilendirilemez?
“...Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim...” (Mâide suresi, 3. ayet) | |
“O vakit, Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın, şayet kaba ve katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi.” (Âl-i İmrân suresi, 159. ayet) | |
“Artık sen öğüt ver, çünkü sen ancak bir uyarıcısın. Onlara egemen bir zorba değilsin.” (Ğâşiye suresi, 21 ve 22. ayetler) | |
“Dinde zorlama yoktur. Artık olgunluk ile sapıklık birbirinden kesin olarak ayrılmıştır.” (Bakara suresi, 256. ayet) | |
“...Eğer İslam’a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse sana düşen şey ancak tebliğ etmektir...” (Âl-i İmrân suresi, 20. ayet) |
Soru 5 |
Bir gün Hz. Peygamber sahabe ile beraber bulunduğu bir sırada, aniden yanlarına elbisesi bembeyaz, saçı simsiyah biri çıkageldi. Üzerinde yolculuk eseri görülmüyor, kimse de onu tanımıyordu. Doğruca Hz. Peygamber’in yanına oturdu ve dizlerini onun dizlerine dayadı, ellerini de uylukları üzerine koydu ve şu soruları sordu: (I) “- - - - nedir?” Hz. Peygamber, “Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed’in de Allah’ın Resul’ü olduğuna şehadet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, orucunu tutman ve gücün yeterse Kâbe’yi hac etmendir.” buyurdu. O kişi, ‘Doğru söyledin.’ dedi. Ardından (II) “- - - - nedir?” diye sordu. Resulullah, “Allah’a, Allah’ın meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe inanman, bir de kadere; hayrına şerrine inanmandır.” buyurdu. O kişi (yine) ‘Doğru söyledin.’ dedi. Ve tekrar sordu. (III) “- - - - nedir?” Resulullah: “Allah’a onu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Çünkü her ne kadar sen onu görmüyorsan da o seni muhakkak görür.” buyurdu.
Bu metinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdaki kavramların hangileri getirilmelidir?
A | |
B | |
C | |
D | |
E |
Soru 6 |
İslam düşünce tarihinde amelin imanın bir parçası olduğu söylemini ilk defa Emeviler, ekonomik ve siyasi gerekçelerle uygulamaya koymuşlardır. Onlar, yeni Müslüman olan kişileri namaz kılmayı bilmediklerinden -iman ettiklerini söyleseler de- tam anlamıyla Müslüman saymıyorlardı. Bu nedenle Müslüman olmayanlardan alınan ve zekâta göre ağır olan cizye vergisini alıyorlardı. Yeni Müslüman olanlar arasında hoşnutsuzluğa neden olan bu uygulama Ömer b. Abdülaziz döneminde kaldırılmıştır.
Bu metinden aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
Devletin uygulamaları inanan ve inanmayanlara göre farklılık göstermiştir. | |
Politik ve ekonomik gerekçeler dini düşünceler üzerinde etkili olmuştur. | |
Bu uygulamalar zamanla diğer mezheplerce de benimsenmiştir. | |
Bazı devlet yöneticileri dinin özünü kavrayamamıştır. | |
İnsanların İslam’a girme süreci sekteye uğramıştır. |
Soru 7 |
Din vahiy yoluyla Allah tarafından bildirilen ilahi emirler ve kurallar bütünüdür. Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e (sav.) kadar bütün peygamberlerin getirdiği dinlerin ortak adı İslam’dır. Bütün peygamberler özü itibariyle aynı dini tebliğ etmişlerdir. Ancak önceki peygamberlere indirilen vahiyler insanların eliyle tahrif edilmiştir. Böylece Yahudilik, Hristiyanlık gibi yeni isimlendirmeler ortaya çıkmıştır.
Bu parçaya göre aşağıdaki cümlelerden hangisi çıkarılamaz?
Hz. Muhammed (sav.) İslam’ın son peygamberidir. | |
Hz. Muhammed (sav.) İslam’ın son peygamberidir. | |
Peygamberler gönderildikleri toplumların içinden çıkmıştır. | |
Vahiy bilgisi peygamberler aracılığı ile insanlara iletilmiştir. | |
Dinlerin farklı isimlerle anılmasının sebebi vahyin özünün değiştirilmesidir. |
Soru 8 |
“Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, ‘Şüphesiz, benden başka hiçbir ilah yoktur. Öyleyse bana ibadet edin.’ diye vahyetmişizdir.”
(Enbiyâ suresi, 25. ayet)
“(Resulüm!) Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.”
(Rûm suresi, 30. ayet)
Verilen ayetlerden hareketle,
I. Tüm peygamberler tevhit inancını tebliğle görevlendirilmiştir.
II. İnsan, Allah’ın emir ve yasaklarına inanmaya doğuştan yatkın yaratılmıştır.
III. Her insanın en başta gelen sorumluluğu, yaratıcısını tanımaya çalışmaktır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
Yalnız I. | |
I ve II. | |
II ve III. | |
I ve III. | |
I, II ve III. |
Soru 9 |
I. “...Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı seçtim...” (Mâide suresi, 3. ayet)
II. “Kim İslam’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Âl-i İmrân suresi, 85. ayet)
III. “Allah kimin gönlünü İslam’a açmışsa o, Rabb’inden gelen bir aydınlık içinde olmaz mı? Allah’ı anma
konusunda kalpleri katılaşmış olanlara ise çok yazık! Onlar apaçık bir sapkınlık içindedirler.”
(Zümer suresi, 22. ayet)
Numaralanmış ayetlerden hangilerinde “İslam” kelimesi aynı anlamda kullanılmıştır?
Yalnız I. | |
Yalnız II. | |
I ve II. | |
II ve III. | |
I, II ve III. |
Soru 10 |
İman, inancın manevi (kalbi) boyutu, İslam ise dışa yansıyan ameli boyutudur. Bu bağlamda inanan kişi imanını amel ile desteklemelidir.
Metinde anlatılan duruma göre hareket eden bir kişiden aşağıdakilerin hangisini yapması beklenmez?
Birlik ve beraberlik ruhu taşıması | |
Haksızlıklara sabretmesi | |
Musibetlerden dersler çıkarması | |
Takva sahibi olması | |
Güzel ahlaklı olması |
Soru 11 |
• “Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyenler, ‘Bir kısmına inanırız ama bir kısmına inanmayız.’ diyenler ve bunlar arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu, işte gerçek kâfirler bunlardır ve biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.”
(Nisâ suresi, 150 ve 151. ayetler)
• “Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, ‘Şüphesiz, benden başka hiçbir ilah yoktur. Öyleyse
bana ibadet edin.’ diye vahyetmişizdir.”
(Enbiyâ suresi, 25. ayet)
Bu ayetlere göre İslam inanç esaslarının,
I. Değişmez ve sabittir.
II. Parçalanamaz bir bütündür.
III. Temeli tevhit inancına dayanmaktadır.
özelliklerinden hangileriyle ilişkilendirilebilir?
Yalnız I | |
I ve II. | |
I ve III. | |
II ve III. | |
I, II ve III. |
Soru 12 |
• “Ey Resul! Kalpleri iman etmediği halde ağızlarıyla ‘inandık’ diyen kimselerin hali seni üzmesin…”
(Mâide suresi, 41. ayet)
• “İnsanlardan bazıları da vardır ki inanmadıkları halde ‘Allah’a ve ahiret gününe inandık.’ derler.”
(Bakara suresi, 8. ayet)
Bu ayetlerde söz edilen kişi için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Müslüman | |
Mümin | |
Müşrik | |
Münafık | |
Kâfir |
Soru 13 |
İmanın dünyada hür iradeye dayalı bir tercih olması, baskı, tehdit veya ye’s (ümitsizlik) durumunda gerçekleşmemesi gerekir.
Bu parçadaki altı çizili yer ile aşağıdaki ayetlerin hangisi anlamca örtüşür?
“…Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? İçinizden bu şekilde davranan birinin dünya hayatındaki cezası ancak rezil rüsvâ olmaktır; …” (Bakara suresi, 85. ayet) | |
“Ama azabımızı gördüklerinde artık inanmaları kendilerine fayda vermeyecektir; Allah’ın, kulları hakkında öteden beri uygulanan yasası böyledir. İşte o zaman artık inkârcılar hüsrana uğramışlardır.” (Mü’min suresi, 85. ayet) | |
“Siz ona inanın veya inanmayın, şu bir gerçektir ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere (Hakk’ın kelâmı) okununca derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.” (İsrâ suresi,107. ayet) | |
“Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı kesinlikle yerin göğün düzeni bozulurdu. Demek ki arşın Rabb’i olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir. “ (Enbiyâ suresi, 22. ayet) | |
“Şüphesiz bunlar bir öğüttür; artık dileyen Rabb’ine ulaştıracak bir yol tutar .” (Müzzemmil suresi,19. ayet) |
Soru 14 |
İslam’ın özü samimiyet, içtenlik ve Allah rızasına dayanır. Bu nedenle İslam’a inanıp inanmamak kişinin kendi tercih ve sorumluluğundadır.
Buna göre aşağıdaki ayetlerin hangisi metindeki durum ile ilişkilendirilemez?
“...Artık kim doğru yolu tutarsa kendi lehine bu yolu seçmiş, kim de saparsa kendi aleyhine sapmış olur. Ben sizin adınıza hareket edecek değilim.” (Yûnus suresi, 108. ayet) | |
“Artık bundan sonra kim Allah’a karşı yalan uydurursa işte onlar zalimlerin ta kendileridir.” (Âl-i İmrân suresi, 94. ayet) | |
“Bu (din), Rabb’inin dosdoğru yoludur. Biz öğüt alacak bir kavim için ayetleri ayrıntılı olarak açıkladık.” (En’âm suresi, 126. ayet) | |
“Ve de ki: Gerçek, Rabb’inizden gelendir. Artık dileyen iman etsin dileyen inkâr etsin…” (Kehf suresi, 29. ayet) | |
“Şüphesiz bunlar bir öğüttür; artık dileyen Rabb’ine ulaştıracak bir yol tutar.” (Müzzemmil suresi,19. ayet) |
Soru 15 |
Hz. İbrahim kavmine şöyle seslendi:
“… Ey kavmim! Ben sizin (Allah’a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Doğrusu ben yüzümü, gökleri ve yeri yaratana, doğruya yönelerek çevirdim, ben ortak koşanlardan değilim.”
(En’âm suresi, 78 ve 79. ayetler)
Bu ayetlerde Hz. İbrahim inanç konusunda kavminin hangi tutumuna karşı çıkmaktadır?
Şirk | |
Riya | |
Fısk | |
Nifak | |
Küfür |
Soru 16 |
I. İnsanın yaratılışına uygun olarak Allah’a inanmaya yatkın halde olmasına denir.
II. Batıldan yüz çevirip yalnız bir Allah’a yönelen, doğruya ve hakka bağlanan, gerçeğe dönen kişi demektir.
III. Diliyle Müslüman olduğunu söyleyip kalbiyle inanmayan kişi demektir.
IV. Akıl sahiplerini peygamberlerin bildirdiği şeyleri kabule çağıran ilahi bir kanundur.
Tanımları verilen kavramlar aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla verilmiştir?
A | |
B | |
C | |
D | |
E |
Soru 17 |
• “Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar…”
(Hadis-i şerif)
• “Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler.”
(Rûm suresi, 30. ayet)
Bu hadis ve ayette insanla ilgili aşağıdakilerden hangisi vurgulanmıştır?
Günahsız yaratıldığı | |
Doğruyu bulabileceği | |
Rehberliğe muhtaç olduğu | |
Seçme özgürlüğü ile yaratıldığı | |
İslam’ın, insanın doğasına uygunluğu |
Soru 18 |
“De ki: ‘Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilah edinmesin.’ Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: ‘Şahit olun, biz Müslümanlarız.’”
(Âl-i İmrân suresi, 64. ayet)
“(İbrahim şöyle dedi) Ben, onun birliğine inanarak yüzümü, gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah’a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.”
(En’âm suresi, 64. ayet)
Bu ayetlerde;
I. dinin temelinde tevhidin yer alması,
II. ilahi dinlerin ortak ahlaki değerler bildirmesi,
III. peygamberlerin aynı inanç ilkelerini getirmesi
durumlarından hangilerinin örneği görülmektedir?
Yalnız I. | |
Yalnız II. | |
I ve III. | |
II ve III. | |
I, II ve III. |
Soru 19 |
“Din akıl sahiplerini kendi iradeleriyle, peygamberin bildirdiği gerçekleri benimsemeye çağıran ilâhî bir kanundur.”
Şerif Cürcânî’nin din tanımında aşağıdaki kavramlardan hangisine ulaşılamaz?
Tercih | |
Resul | |
Vahiy | |
Tebliğ | |
Zaman |
Soru 20 |
Aşağıda verilen ayetlerin hangisinde din kelimesi “kural” anlamında kullanılmıştır
“Dağlar gibi dalgalar onları kuşattığı zaman, dini tamamen Allah’a has kılarak (ihlâsla) ona yalvarırlar. Allah onları karaya çıkararak kurtardığı vakit içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Zaten bizim ayetlerimizi, ancak nankör hainler bilerek inkâr eder.” (Lokmân suresi, 32. ayet) | |
“Onlar Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar! Oysa göklerde olanlar da yer de olanlar da isteyerek veya istemeyerek hep ona boyun eğmişlerdir ve ona döndürüleceklerdir.” (Âl-i İmrân suresi, 83. ayet) | |
“Bütün dinlerin üzerindeki yerini alsın diye Resul’ünü doğru yol rehberi ve hak din ile gönderen odur. Buna tanık olarak da Allah yeter.” (Feth suresi, 28. ayet) | |
“…İşte biz Yusuf’a böyle bir tedbiri öğrettik, yoksa Allah dileyip bunu öğretmeseydi kralın dinine göre kardeşini alıkoyamazdı…” (Yûsuf suresi, 76. ayet) | |
“Din günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum yine odur.” (Şuarâ suresi 82. ayet) |
10. Sınıf Din Kültürü Tarama Testi PDF Test
10. Sınıf Din Kültürü Tarama Testi konusuyla ilgili sorular bulunmaktadır. Testler; kazanım odaklı güncel sorulardan oluşmaktadır.
Test İstatistikleri (Ortalama)
Doğru | 4 |
Yanlış | 16 |
Net | -1.33 |
Çözülme Sayısı | 1 |
Başarı Tablosu
İsim Soyisim | Doğru | Yanlış | Süre |
cihan kavan | 4 | 16 | 135 saniye |