Soru 1 |
Bir akşamüstü bir incir ağacı altında büzülmüş çocukları saran, erken gelişmiş hüznünün bir tür duygulu anlayış verdiği o derin yıldıza bakıyordum. Kız kardeşim eğleniyor, bağırıyordu. Gürültü bitti; karanlık bastı. Annem ortalarda olmadığımı nasılsa fark etti.
Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Açıklama | |
Tartışma | |
Öyküleme | |
Betimleme |
Soru 2 |
Ekin tarlalarının kıyısından geçen patika yol, göle uzanıyor. Çam ormanlarıyla kaplı tepeden bakınca mavi, yuvarlak bir cam boncuk gibi görünüyor göl. Açık yeşilden turkuvaza, derinleştikçe de laciverde çalan berrak sular gün batarken kızıl bir çarşafa dönüşür. Akşamüzeri hafif bir rüzgar, ekinlerin hışırtısını suların sesiyle birleştiriverir.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez ?
Benzetmeye başvurulmuştur . | |
Betimleyici anlatım biçimi kullanılmıştır. | |
Görme ve işitme duyusundan yararlanılmıştır . | |
Örnekleme yapılmıştır. |
Soru 3 |
Ben, dil işimizin gidişini beğendiğim gibi hükümetimizin dış ve iç işlerde tutumunu da beğeniyorum. Bizim bugünkü gidişimizi anlamak için "Eğri gemi, doğru sefer." diye atalardan kalan sözün ne demek olduğunu anlamak gerekir. Biz daha gemimizin omurgasını düzeltmiş değiliz. Ancak, yolumuz çok doğrudur. Ben, hiçbir geminin gidişini Türkiye'den daha iyi bulmuyorum. Yazık ki bunu görenlerimiz çok azdır. Avrupa'yı büyük görmeye alışmış olanlar, yapılan her budalalığı da büyük görmeye çalışıyorlar.
Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Açıklama | |
Tartışma | |
Öyküleme | |
Betimleme |
Soru 4 |
Güneşin insanın beynini pişirdiği bir gün erken saatlerde yola çıkmıştık. İstanbul'dan Saroz Körfezi'ne doğru ilerliyorduk. Gitmek istediğimiz yer Dalış Merkezi'ydi. Sıcağa kalmamak için acele ediyorduk ama yollar o kadar bozuktu ki köstebek yuvası gibiydi. Neyse kırk saatte de olsa Saroz Körfezi'ne gelmiştik. Zaman yitirmeden dalmayı düşündüğümüz için hızlı hareket ediyorduk. Nihayet denizin güzellikleriyle buluşacağımız için hepimizin kalbi heyecandan yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu. Kendimizi berrak mavi sulara bırakmak için sabırsızlanıyorduk. Sonunda Saroz Körfezi'nin en güzel koylarının birinde dibe doğru yol aldık.
Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinin hangilerinden yararlanılmıştır?
Tartışma - Açıklama | |
Öyküleme - Betimleme | |
Öyküleme - Açıklama | |
Betimleme - Tartışma |
Soru 5 |
Uzun bir koridordan sonra geniş bir salona ulaştık. Salona siyah ve kırmızı renkler hakimdi. Siyah, gösterişli koltuklar, sarı yaldızlı oval bir ayna, kan kırmızı renkteki halı ve duvardan duvara uzanan kitaplık büyük bir uyum içindeydi.
Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Tartışma | |
Açıklama | |
Betimleme | |
Öyküleme |
Soru 6 |
Ilık bir sonbahar akşamında evimin penceresinden hafif esen rüzgarla birlikte dökülen sararmış yaprakların çıkardığı hışırtıları dinliyorum.
Bu cümlede aşağıdaki duyulardan hangisine yer verilmemiştir ?
Dokunma | |
İşitme | |
Tatma | |
Görme |
Soru 7 |
Atatürk'ün düşünce yaşamını oluşturan en önemli etkenler den biri de kültürdür. Kültür dendiğinde, o toplumun dili, edebiyatı, güzel sanatları, sporu, ahlakı, folklorü, gelenekleri ve yaşama biçimleri akla gelir. Atatürk , Türk halkının kültürünü gözlemlemiş, yapısal dönüşümlerde bu kültürü çıkış noktası almıştır. Atatürk'ün, Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür, sözü bu anlayışı yansıtmaktadır.
Bu parçada başvurulan düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerden hangisidir?
Karşılaştırma | |
Sayısal veriler | |
Benzetme | |
Alıntı yapma |
Soru 8 |
Bizim evde şurup sevilmezdi; kaynamamış meyve suyunu ve şekerine nane sürüştürülmüş limonatayı severdik. Turşulardan da makbul tutulan dolmalık kırmızı biberdi ama içi rendelenmiş lahana ve kerevizle doldurulmuş olanı... Kızıl derisine bıçağı vurdunuz mu tabağınızda bir bahçe açılırdı. O, daima hazır duran nefis kırmızılı yeşilli bir salata hazinesiydi.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Renk bildiren sıfatlardan yararlanılmıştır. | |
Betimleyici ögeler kullanılmıştır. | |
Öyküleyici bir anlatımı vardır. | |
Öznel anlatım ağır basmaktadır . |
Soru 9 |
Beyaz, parlak tüylü bir kediydi Gözünün biri mavi diğeri ise yeşil renkteydi. Sıcacık sobanın yanı başına kıvrılmış, diliyle tüylerini yalıyordu. Kuyruğu da boyundan uzundu.
Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Öyküleme | |
Tartışma | |
Betimleme | |
Açıklama |
Soru 10 |
Kitap okumak, insanın birey olmaya başladığı, kendisi olduğu, "ben"in bilincine vardığı, kendi dışındaki ve üstündeki güçleri yok saydığı hiç değilse onların dışında kalarak kendi kararını özgür iradesiyle verdiği tek süreçtir. İnsanın dünyayı kendi bilincinin özgür tercihleriyle algılaması bu süreçte gerçekleşir.
Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Tartışma | |
Açıklama | |
Öyküleme | |
Betimleme |
Soru 11 |
Sanatçılar günlük dili işleyerek, yapıtlarına yine birçoğunu dilin içinden çıkardıkları tatlar katarak bazen de yepyeni buluş ve övgülerle bizde bambaşka hazlar uyandırarak dilin tadına varmamızı sağlarlar. Onların yapıtları ile dilimizin güzelliğini fark eder, dilimizi daha çok severiz. Yahya Kemal "Kandilli yüzerken uykularda/ Mehtabı sürükledik sularda" derken şüphesiz yine günlük sözcükleri kullanıyor. Fakat Yahya Kemal'e kadar hiç kimse Kandilli'yi uykularda yüzdürmemiş, mehtabı sularda sürüklememiştir.
Bu parçada kullanılan anlatım yolu aşağıdakilerden hangisidir?
Alıntı yapma - Karşılaştırma | |
Tanımlama - Örnekleme | |
Sayısal verileri kullanma - Benzetme | |
Karşılaştırma - Tanımlama |
Soru 12 |
Yazarlık elbetteki çok zordur. Konuşmak bağışlayıcıdır, yazmak ise cezalandırıcıdır bana göre. Konuşurken yapmış olduğunuz bir hatayı düzeltme olanağınız vardır, yazmada ise böyle bir şansınız çok düşüktür. Hele bir de yazdıklarınız basıldıysa...
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
Örnekleme | |
Benzetme | |
Karşılaştırm | |
Sayısal veriler |