7. Sınıf Türkçe Metin Türleri Ve Söz Sanatları Testi

(Test 4)

Derse Dön

Soru 1
En büyük amacım olabildiğince gerçeği, yaşamımdaki gerçeği anlatmak. Ancak insan geçmişte cereyan etmiş olan olayları hatırlarken sonuçlarını şimdi değerlendiriyor. Bunun için biraz da olsa sanatçı duyarlılığı ile yorumlama gücünü katıyor. Benim burada yapmak istediğim, benim bildiğim gerçeklerin amacıma hizmet etmesidir. Bunu başarıp başaramadığımı, okuyucuya bırakıyorum. Bu metinde yazarın sözünü ettiği edebi tür hangisidir?
Soru 2
Serin dam üstü, ışıklı iri yıldızların geceleri, sokağın sabahlara kadar süren gürültüsü, bizim umutlarımız, hayallerimiz tam bir ay, kasım başına kadar sürdü. Sonra o belalı, o karanlık, bir kara o çul gibi kapkaranlık Çukurova yağmurları başladı. Hava biraz bulutlandı mıydı, okulda Durmuş Ali ile bir araya gelir, birbirimize sokulur, ikimiz birden; “Allah be! Allah be! Etme ne olursun!” derdik. Ya bir de yağmur çiselemeye görsün, o zaman bizim yüreklerimizde kıyamet kopardı. Bu metnin anlatımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Soru 3
soru gorseli

Buna göre aşağıdaki metinlerin hangisi yaşam öyküsünden alınmamıştır?
Soru 4
soru gorseli

Bu iki şiir ile ilgili aşağıdakilerin hangisi doğru değildir?
Soru 5
Yakın zamanda hayatını kaybeden Yıldız Kenter, ülkemizde yetişen değerli tiyatroculardan birisidir. Büyük bir aşkla bağlı olduğu tiyatro ile ömrünü öğrenmeye, öğretmeye adayan, Türkiye'nin özel kadınlarından Yıldız Kenter'i gençlere anlatmak için yola koyulmuştum. Günlerdir onu araştırıyorum. Hakkında okuduğum her bir cümleden sonra şaşırıyor, üzülüyor, en çok da seviniyorum. “Çok sevmek” ifadesi Yıldız Kenter'in yüreğine sıra dışı olarak tanımladığı, o hiç kimselerinkine benzemeyen ailesinden miras. 91 yaşında bir bedenin dünyadan göçüp gitmesi pek doğal bir olay. Oysa onu okudukça hissettim ki ruhu hiç yaşlanmamış. Bu metnin yazarı, Yıldız Kenter ile ilgili hangi türden bir çalışma yapmaktadır?
Soru 6
Her doğruyu söylemeye gelmezmiş, birtakım dogruları yaymamak, çokluktan, kamudan gizlemek gerekmiş. Peki, ama bir doğruyu söylememek, gizlemek, yayılmasını önlemeye çalışmak o doğrunun yerinde duran yalanı sürdürmek demektir. Yalanın yalan olduğunu bilerek yalanın sürmesine göz yummaya hakkımız var mı sizce? Bazı yalanlar kutsalmış onlara dokunmaya gelmezmiş. Bir şeyin yalan olduğunu anladık mı kutsallığına artık inanmıyoruz demektir; bunun için “kutsal yalan” sözü bir şeyin hem köşeli hem yuvarlak hem katı hem de biçimsiz olduğunu söylemek gibi bir saçmadır. Ama duygularını birer düşünce saymaktan çekinmeyenler böyle saçmalarla kolayca bağdaşabiliyor. Bu metinin türü aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 7
30 Ağustos 1958'de Konya'da doğdum. Dört yaşıma geldiğimde babamın işi gereği Konya'dan İstanbul'a taşındık. Hayatımın sekiz yılını burada, babam Hayrettin Bey ve annem Lütfiye Hanım ile geçirdim. Sonrasında gelen tayin haberi ile Ankara'ya taşındık. İlköğretimimi burada tamamladıktan sonra yeni bir tayin ile ben ortaokuldayken Bursa'ya taşındık. Neyse ki Bursa ailemin son durak noktası oldu. Ama benim yolculuğum henüz bitmemişti. Öğretmen olmak için Mersin Üniversitesindeki eğitimime başladım. Dört yıl sonra yani mezun olduktan sonra Erzurum'a atandım. Buradaki bir başına kalmışlık duygusu beni yazmaya sürükledi ve ilk kitabım olan “Melek”in temelleri de bu şekilde atılmış oldu. Bu metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?
Soru 8
soru gorseli

Aşağıdaki şiirlerin hangisi otobiyografi özelliği taşımaz?
Soru 9
AKŞAM YEMEĞİ Yahya Kemâl, dostlarından birine: — Bu akşam benimle yemek yer misin? diye sorunca, arkadaşı: — Hay hay! Çok memnun olurum. Hiçbir mazeretim yok! Yahya Kemal gülümseyerek karşılık verir: — İyi öyleyse, bu akşam size geliyorum. Bu metinde geçen olay aşağıdaki metin türlerinden hangisine bir örnektir?
Soru 10
soru gorseli

Buna göre aşağıdaki metinlerin hangisinde günlükten alıntı yapılmıştır?

Cevap Kağıdı

1.
A
B
C
D
2.
A
B
C
D
3.
A
B
C
D
4.
A
B
C
D
5.
A
B
C
D
6.
A
B
C
D
7.
A
B
C
D
8.
A
B
C
D
9.
A
B
C
D
10.
A
B
C
D