İstanbul sokaklarında öylesine yürümeye başladık. Kocaman görüntüsüyle boyumuzu aşan, çıplak dallı ağaçların tek tük yaprakları dökülüyordu. Ayaklarımızın altı ağaç yapraklarıyla doluydu. Annemle göl kenarına gitmeye karar verdik ama çıkan fırtına yüzünden bu planı iptal ettik.
Bu metinde yer alan hikâye unsurları aşağıdakilerin hangisinde doğru işaretlenmiştir?
Hafif esinti sebebiyle giydikleri montlarını çıkarmış, sırt çantalarına koymuşlardı. Öğle vakti hem hava ısınmış hem de yürüdükçe terlemişlerdi. Köy meydanındaki simitçinin önünde durdular. Çantaları ağaç altına bırakıp birer simit almak için içeri girdiler. Selami ve Hayri dışarı çıktıklarında çok şaşırdılar çünkü çantaları ortalarda yoktu.
Bu metnin hikâye unsurları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Çocuk, öğle vakti çarşıda yürürken ayakkabıcıyı gördü. Ayakkabı tamircisinin dükkânına girdi, boş sandalyeye oturdu. Şaşkın ve heyecanlı bakışlarla tamirciyi seyretmeye başladı. Tamirci; kartona benzeyen kalın deriyi iki tarafı keskin, incecik, sapsız bıçağıyla kesti. İşte çocuğun da tek hayali ileride bu tamirci gibi başarılı bir ayakkabıcı olmaktı.
Bu metindeki olay, yer, zaman ve kişiler aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?