5. Sınıf Türkçe Hikâye Unsurları Testi

(Test 1)

Derse Dön

Soru 1
I. Günlerden bir gün kurbağaların yarışı varmış. Hedef, çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmışlar. Ve yarış başlamış. Gerçekte seyirciler arasında hiçbiri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyuluyormus: “Zavallılar! Hiçbir zaman basaramayacaklar!” Il. Muhsin Çelebi, geniş somaki kemerli açık kapıdan rahat adımlarla girdi. Yürüdü. Başı her zamanki gibi yukarıda, göğsü her zamanki gibi ilerideydi. Koynundan çıkardığı padişah mektubunu öptü, başına koydu. Sonra altın tahtın üstündeki şaha uzattı mektubu. Ill. Günlerden bir gün uzak diyarlarda sevimli bir köy, bu köyde de yaşayan fakir bir köylü varmış. Bu köylünün bir tavuğu varmış. Köylü bu tavuğu çok severmiş. Tavuk da ona her gün bir yumurta yaparmış. Ama bu yumurtaların ilginç bir özelliği varmış: Yumurtalar altındanmış. IV. Duvarın dibindeki taş yığınlarına çöktü. Başını ellerinin arasına aldı. Sırtında yırtık bir çuval vardı. Çıplak ayakları topraktan yoğrulmuş gibiydi. Zayıf kolları kirli tunç rengindeydi. Yine başını kaldırdı. Gökle denizin birleştiği dumandan çizgiye dikkatle baktı ama görünürde bir şey yoktu. Numaralanmış metinlerin hangilerinde olaylar tamamen gerçek hayattan alınmıştır?
Soru 2
soru gorseli

Buna göre aşağıdaki metinlerin hangisinde anlatım üçüncü kişi ağzından yapılmıştır?
Soru 3
Gulliver, ailesine veda etti ve güney denizlere yelken açtı. Kendisini dünyanın en mutlu insanı olarak görüyordu. Ama onu bekleyen zorlukların hiçbirinin farkında değildi. O gece bir fırtına çıktı! Deniz öfkeyle kabardı ve dalgalar gemiyi vurmaya başladı. Gemi kısa sürede paramparça oldu ve battı. Gulliver boğulmaktan kurtulmak için yüzebildiği kadar yüzdü. Bu metindeki yer, zaman, kişiler ve olay aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Soru 4
Adamın biri, bahçede boğulmak üzere olan bir akrep görür. Onu kurtarmaya karar verir ve parmağını akrebe uzatır ama akrep onu sokar. Adam, tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır ama akrep onu tekrar sokar. Eşi, adama sürekli onu sokmaya çalışan akrebi kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler. Ama adam şöyle der: — Sokmak akrebin doğasında var, benim dogamda ise sevmek var. Akrebin doğasında sokmak var diye kendi doğamda olan sevmekten neden vazgeçeyim? Bu metinde aşağıdaki hikâye unsurlarından hangisine yer verilmemiştir?
Soru 5
Ev sahibi, gelen herkesi aynı güler yüzle karşılıyordu. Salona geçen misafirlere de tek tek isteklerini sorup onlara içecek ikramında bulunuyordu. Buz gibi içecekleri içen misafirler, günün bu en sıcak saatlerinde müthiş bir serinlemenin rahatlığını hissediyordu. Ev sahibi, gelen misafirlere aynı samimiyeti gösterdi. Bu metinde aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
Soru 6
(I) Bir zamanlar bir ormanın tam ortasında iki ağaç varmış: Biri incir ağacıymış, diğeri ise mango ağacıymış. (Il) Mango ağacı, kibarmis ve yapısı gereği neseliymis. (Ill) Kuşlar, her sonbaharda onun meyvelerini yemek için gelirmiş. (IV) Serçeler, onun dalında yuva kurarmış ve kırlangıçlar, en fazla orada ötermiş. Bu metindeki numaralanmış cümlelerin hangisinde kurgusal ifadeye yer verilmiştir?
Soru 7
I. İhtiyarın çevresindeki askerler birbirine karıştı. Bir çığlıktır koptu. “Bey'e haber verin! Bey'e haber verin!” diye bağrışıyorlardı. İhtiyarın kollarına girdiler. Kuş gibi deniz kenarına uçurdular. Bir sandala koydular. Büyük bir kadırgaya çıkardılar. Askerin içinde onun kahramanlık serüvenlerini bilmeyen, ününü duymayan yoktu. II. Annem, yazın yine İstanbul'a gitti. Biz yalnız kaldık. Hasan'a ahır hâlâ yasaktı. Geceleri yatakta atların ne yaptıklarını, tayların büyüyüp büyümediğini bana sorardı. Bir gün birdenbire hastalandı. Kasabaya at gönderildi. Doktor geldi. “Kuşpalazı” dedi. Çiftlikteki köylü kadınlar eve üşüştüler. Birtakım tekir kuşlar getiriyorlar, kesip kardeşimin boynuna sarıyorlardı. Babam yatağın başucundan hiç ayrılmıyordu. Ill. Sofraya hep birlikte otururduk çocukken. Tahtadan, yuvarlak bir yer sofrasına ayakları altımıza alıp, yan oturarak yaklaşırdık. Sofra örtüsünü dizlerimizin üzerine çekerdik. Babam bağdaş kurarak başköşede otururdu. Beni sağına, kız kardeşimi de soluna alırdı. Karşısında annem otururdu. Babam, yemeğe başlamadan biri yanılıp da yemeğe uzanacak olursa babam çok kızardı. IV. Koca Ali, mescide girince her zamankinden fazla kalabalık gördü. Hep üç kandil yakılırken bu akşam ramazan gibi bütün kandiller yanmıştı. Daha namaz safları dizilmemişti. Kapının yanına çöktü. Yanında alçak sesle konuşanların sözlerine istemeye istemeye kulak kabarttı. Konya'dan iki garip dervişin geldiğini, yatsı namazına kadar Mesnevi okuyacaklarını duydu. Numaralanmış metinlerin hangisinde olayın geçtiği zaman belli değildir?
Soru 8
Mevsim kış ve hava çok soğuk. Gün ışığı, yerini karanlığa bırakıyor. Soğuk, kara bir kartal gibi vahşice iniyor yeryüzüne. Oradan oraya durmadan koşuşturan yüzleri toprak kadar yorgun insanlar, üşüdüklerinin farkına bile varmıyor telaştan. Ağızlarından koyu ve soğuk bir buğu tabakası yükseliyor havaya, dokunsan kırılacak kadar koyu bir buğu. Bu metinde anlatılanlar aşağıdaki zaman dilimlerinin hangisinde gerçekleşmiştir?
Soru 9
Aşağıdaki metinlerden hangisinde olaylar tamamen gerçek hayattan alınmıştır?
Soru 10
Dağda yaşayan bir fare varmış ve kamı çok acıkmış. Elma bahçesine girip üç tane elma yemiş. Bahçede adamın birini görmüş. Elindeki su kovasıyla evine gidiyormuş. Fare: “Ey insanoğlu! Karnım çok aç. Üç tane elma yedim, şimdi de seni yiyeyim mi?” demiş. Adam: “Kovayla başına bir vurdum mu ölürsün!” diye öfkelenmiş. Ama aç fare, adamı yutuvermiş. Bu metinde aşağıdaki hikâye unsurlarından hangisine yer verilmemiştir?

Cevap Kağıdı

1.
A
B
C
D
2.
A
B
C
D
3.
A
B
C
D
4.
A
B
C
D
5.
A
B
C
D
6.
A
B
C
D
7.
A
B
C
D
8.
A
B
C
D
9.
A
B
C
D
10.
A
B
C
D

Diğer Testler