Aşağıdakilerden hangisi bir olay yazısından alınmış olamaz?
A) Ewvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal pireler berber iken ben bağda üzüm bekler, derede odun yükler iken bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar küçük bir kız varmış, bu küçük kız inatçılığından dolayı hep kırmızı başlıklı bir pelerin giyermiş. B) Bilgisayarın aracılık ettiği video oyunlarının günümüzde hızla gelişen bir endüstri oluşturduğu görülmektedir. Video oyunlarının öğrenciler üzerinde olumsuz etkileri olduğundan sınıflarda eğitim ve öğretim aracı olarak yararlanılması konusunda endişeler ileri sürülmektedir. C) Gaye, başını pencereye doğru çevirdi. Gözleri çok uzaklarda, sesi sitem dolu, “Ben, kumandalı, kırmızı bir oyuncak arabamın olmasını isterdim hep ama doğum günümde ne istediğimi söylersem dileğimin gerçekleşmeyeceği korkusuyla hiç kimseye söyleyememiştim bunu. Bu nedenle de asla kırmızı bir oyuncak arabam olmadı.” dedi. D) Esrarengiz delikanlı, sonsuzluğun ve yalnızlığın kralı idi. Uzay'ın uzanıp giden boş sessizliğine hükmediyordu. Bütün bunlara rağmen yaşamdan mesut olmasını biliyordu. Genç kralın gönüllerden kederi kovan, acı çekenlere neşe ve teselli getiren bir tabiatı vardı.
Odama girdim, eşyalarımı topluyorum. Yaza girerken iş gezisine çıkmaya bayılıyorum. Ayrıca iş gezisine çıkmak tatile çıkmaktan daha kolay. İki resmi giysi, bir pantolon, bir tişört, bir şapka... Tatil çantasına daima fazla giysi konur ama iş gezisinde böyle bir sorun olmaz. Kızım, bu mevsimde oralar hâlâ soğuktur, diye uyarıyor annem. “Ne olacak anne, donacak mıyım sanki!” dedim ben de. Bu metindeki hikâye unsurları aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilmiştir?
Bir zamanlar dört oğlu olan bir bilge kişi varmış. Çocuklarına ön yargılı olmamalarını öğretmek için bir yöntem bulmuş. Her birini ayrı zamanlarda, uzak bir yerde bulunan ağacın yanına göndermiş. Dönüşlerinde kendisini bilgilendirmelerini istemiş. İlk giden oğlu kışın, ikinci oğlu ilkbaharda, üçüncü oğlu yazın, dördüncü oğlu sonbaharda gitmiş. Sonra bir gün hepsini bir araya toplamış ve ne gördüklerini sormuş. İlk giden oğlu ağacın çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söylemiş. İkinci oğlu, “Hayır, ağaç yeşillikle doluydu ve canlıydı.” demiş. Üçüncü oğlu “Çiçekleri vardı ve kokusuyla, görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki daha önce hiç böyle bir güzellik görmemiştim.” demiş. Dördüncü oğlu, kardeşlerinin yanlış bilgilendirdiğini ve ağacın meyvelerle dolu, canlı ve hayat taşıyor olduğunu iddia etmiş. Bilge baba, oğullarına bilgilendirmelerinin yanlış olmadığını söylemiş ve şu açıklamayı onlarla paylaşmış: “Her biriniz farklı mevsimlerde bu ağacı görmeye gittiniz. Gördüğünüz ağacı bir mevsim tanıdıktan sonra karara vardınız; yeterli bilgi sahibi olamadan vardığınız sonuçlara ön yargı denir ki birliğinize ve beraberliğinize zararı büyüktür.”Bu metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Yaşanmış ya da yaşanabilir bir olay anlatılmıştır. B) Serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşmuştur. C) Yalın, anlaşılır ve özlü bir şekilde anlatılmıştır. D) Olağanüstü kahramanlara yer verilmiştir.
O, biraz kilolu biriydi. Hayatı otel odalarında geçmiş, bu yüzden de düzensiz beslenmişti. Hazırcevap oluşunun yanında tanımadığı insanlara dahi bazen çok güzel, çok sıcak espriler yapabilirdi. <Bir gün Yahya Kemal, bir yokuşun sonundaki lokantanın önünde sandalyeye kendini zar zor atıp, nefes nefese kalarak oturmuşken içeriden çıkan garson: “Buyurun beyim.” diye atılıp “Ne alırsınız?” diye sorunca Yahya Kemal, tebessüm edip: “Evlât” demiş. “Müsaade edersen biraz nefes alacağım.”Aşağıdaki tanımlamalardan hangisi bu metnin yazılma amacını belirtmektedir?
A) Ünlü bir kimsenin hayatını, kişiliğini, eserlerini, başarılarını ayrıntılarıyla ele alan veya bilimsel bir alanda özel bir konu ya da sorun üzerine yazılan inceleme yazısına monografi denir. B) Bir kişinin kendi hayat hikâyesini, yani doğduğu günden itibaren başından geçen olayları kendi cümleleri ve kendi anlatımlarıyla kaleme aldığı edebi türe öz yaşam öyküsü denir. C) Ölen ünlü bir kişinin hemen ölümünden sonraki günlerde, genellikle gazete ve dergilerde yakın çevresinde yer alan kişiler tarafından onun üstün niteliklerinin, erdemlerinin, çalışmalarının ve diğer özelliklerinin anı üslübuyla anlatıldığı yazılara nekroloji denir. D) Edebiyat, sanat, siyaset, ticaret vb. alanlarda haklı bir üne kavuşmuş, tanınmış insanların hayatlarını, eserlerini, başarılarını okuyucuya duyurmak amacıyla yalın bir dille, tarafsız bir görüşle yazılan inceleme yazılarına biyografi denir.