
Çoğumuz kızartma, kırmızı et, yumurta gibi kollestrolü (tüm hücrelerimizde bulunan yağlı bir madde) yükselten yiyecekleri tüketirken tedirginlik yaşıyoruz. Ama bu durum bazı insanlar için bu şekilde değil. Hatta bu insanlar ne yerlerse yesinler “kötü kollestrol” (kalp hastalıklarıyla ilişkilendirilen, kanda az yoğunluktaki yağlı protein) değerleri neredeyse yok denecek kadar az kalmaya devam ediyor.
Bu insanların bizden farklı olmasının nedeni bir genetik bozukluk taşıyor olmaları. Yani normalde hepimizde bulunan bir gen onlarda bulunmuyor. Eksik bir gen ile doğmak genellikle problemlere yol açsa da görüldüğü gibi bu durum bir istisna.
Bilim adamları yaklaşık 10 yıl önce bu gen ile kollestrol arasındaki ilişkiyi keşfettikten sonra, ilaç firmaları normalde insanlarda bulunan bu geni engelleyecek bir hap oluşturmak için çalışmaya başladılar. Yapılan deneylerde ilacı kullanan hastaların kollestrol düzeylerinde %75’e varan bir düşüş olması bekleniyor.
Bu metinde anlatılanlara göre;
I. Bazı mutasyonlar mevcut genin yok olması ile sonuçlanabilir.
II. Gen eksikliğinden yararlanılarak üretilen ilaçlar biyoteknolojinin konusuna girer.
III. Bazı mutasyonlar tür çeşitliliği sağlama veya canlıya farklı bir özellik katma gibi etkiler oluşturabilir.
verilenlerden hangileri doğru olabilir?