8. Sınıf Türkçe Metin Türleri Testi

(Test 5)

Soru 1

Milletlerin oluşumunu ve özelliklerini incelemek ta­rih ve sosyoloji bilimlerinin konusudur. Millet keli­mesiyle ifade edilen siyasi ve sosyal birliğin tanımı­nı yapmaya kalkışmak da millet olarak kabul edilen bu birlikleri sınıflama, tasvir etme gayretinden baş­ka bir şey değildir. Her ilmi disiplin, millet gerçeğini kabul ettiği prensiplere göre anlamak, yorumlamak ve değerlendirmek istemektedir. Bu yorum ve de­ğerlendirmelerin farklı ve benzer yönlerinin olduğu da bilinmektedir.
Bu metnin türü ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Soru 2

Öyküleme tekniğine bağlı edebi anlatılar, aynı veya karşı yöndeki güçlerin oyunuyla şekillenen drama­tik aksiyon üzerine kurulur. Dramatik aksiyon, eser­de var olan öykü, epizot ve entrika bağlantılı güçler sisteminin birlik prensibinden doğan üst bir organizasyondur. Bir anlatıda sıradan öykü, anlatı kişile­rinin genel anlamda eyleme dönüşen yaşantılarını; epizot, eylemin dizisel boyuttaki en küçük anlamlı birimini, entrika ise okuyucuyu öyküye bağlayan, onu kendine çeken tematik bir cazibe gücünü içe­rir. Entrika, altındaki kişilerin sıradan davranışlarını öykü ve epizot seviyesinden kurtarıp bir nedensel­lik dizgesi ve bir anlam oluşturma çabasıyla dra­matik aksiyon denilen büyük birlik prensibine taşır.

Bu metin bir makaleden alınmıştır. Çünkü;
I. Bir konuyu açıklamak amacıyla kaleme alın­mıştır.
II. Temel amacı “bilgi vermek” olan bir düşünce yazısıdır.
III. Düşünceler, hiçbir kalıba bağlı kalmadan serbestçe ortaya konmuştur.
IV. Sözcükler gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır.
yargılarından hangisi yanlıştır?

Soru 3

Sanatçılar ışık taşır. Taşınan bu ışık, ebedi. Ama onu taşıyan eller ölümlü. O taşıma sırasında doğru şeyler yaparsanız ve bunlar sizden sonraya kalırsa kuşaklar boyu, artık siz de ölümsüzsünüz. Ben me­sela çok üzüldüğüm halde Barış Manço’nun, Kemal Sunal’ın ölmüş olduğuna inanmıyorum. Açıyorum radyomu; Barış Manço, Zeki Müren… Televizyonu açıyorum, Kemal Sunal’ın bir filmi… Maddi varlığı yok ama eserleri var, ölümsüzlük bu işte.
Bu parça, aşağıdaki metin türlerinin hangisin­den alınmış olabilir?

Soru 4

Galatasaray’da bir lokantada oturuyordum. Sait Faik’in dalgın adımlarla lokantaya girdiğini gördüm ve ona seslendim. Masaya geldi, biraz sohbet ettik ve derdini anlatmaya başladı:
– İşsizim Peyamiciğim, hiç sorma, canım müthiş sıkılıyor.
İşsizliğin ne demek olduğunu iyi biliyordum. Şefkat­le elini tuttum:
– Vah, kardeşim! Vah, Sait’im! Vah! Sonra onu yatıştırmaya çalıştım:
– Ama bu kadar üzülme Sait’im, elbette icabına bakacağız.
Sait Faik’in bakışlarındaki mahzun ifade birden kayboldu.
– Sen de bu kadar üzülme Peyamiciğim, üzülüyorum dediysem, yokluktan değil.
Sonra bana mal beyanında bulunur gibi sıralamaya başladı:
– Benim Osmanbey’de bir apartmanınım var. Ka­raköy’de annemle müşterek küçük bir hanımız var. Burgazada’sında bir köşkümüz var.
Hafifçe gülümsedim:
– Sait’im, şimdi senden bana iş bulmanı istiyo­rum. Biraz evvel yanlışlık oldu.
Bu metin, aşağıdaki yazı türlerinin hangisine ait olabilir?

Soru 5

Aşağıdaki metinlerden hangisi farklı bir yazı türünden alınmıştır?

Soru 6

YOLUMUZDAKİ ENGELLER
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş. Kendisi de sarayın pen­ceresinden taşın olduğu yeri izlemeye koyulmuş. Ülkenin en zengin tüccarları, en saygın kervancıları, saray görevlileri taşın olduğu yoldan gelip geçmişler. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girmişler. Saraya gelenlerin pek çoğu, saraydaki görevlileri,
– Bu ne densizliktir! Bunca görevli var, hiçbiri de yolun ortasındaki şu taşı kaldırmamış, diyerek eleştirmiş. Kimileri de ağızlarının içinde,
– Bu nasıl bir padişahtır? Halktan bunca vergi alıyor ancak yolun ortasından bir taşı bile kaldırtmıyor, diyerek padişaha söylenmiş.
Vakit öğlene yaklaşırken bir köylü çıkagelmiş. Saraya meyve ve sebze taşıyan bu köylü, yolun üzerindeki taşı görmüş. Kendi kendine “Bu taşın burada ne işi var, insanlara engel oluyor.” diye söylenmiş. Hemen sırtındaki meyve ve sebze yüklü küfeyi yere indirmiş. Taşı yerinden iteklemeye çalışmış ancak taş oldukça ağırmış. Bu kez iki eliyle asılmış taşa. Var gücüyle taşa yüklenmiş. Yavaş yavaş da olsa taşı kenara itekle­meyi başarmış. Kan ter içinde kalan köylü küfeyi sırtına yükleneceği sırada yerde bir kağıt ve bir kese gör­müş. Keseyi açıp bakmış, kese altın doluymuş. Köylü heyecanlanmış, hemen yerdeki kağıdı eline almış ve kağıtta kral tarafından yazıldığı belirtilen notu okumuş: “Bu altınlar, bu kayayı yoldan çekene aittir.”
Köylü, altın dolu keseyi sevinç içinde bağrına basarken kral, köylünün bu sevincine sarayın penceresinden gülümseyerek ortak olmuş.

Bu metinle ilgili olarak,
I. Olay örgüsüne dayalı bir anlatım yapılmıştır.
II. Yer, kişi ve olay unsuruna yer verilmiştir.
III. Öğretici bir metinden alınmıştır.
IV. Olaylar, 1. kişi ağzından anlatılmıştır.
yargılarından hangileri yanlıştır?

Cevap Kağıdı

1.
A
B
C
D
2.
A
B
C
D
3.
A
B
C
D
4.
A
B
C
D
5.
A
B
C
D
6.
A
B
C
D

8. Sınıf Türkçe Metin Türleri Test Çöz

8. Sınıf Türkçe Metin Türleri testleri çöz, yeni nesil, kazanım odaklı, çözümlü ve cevap anahtarlı sorular seni bekliyor. Bu konuda yeni nesil beceri temelli sorular ve cevapları, kazanım testleri ile konu kavrama testleri bulunmaktadır. Bu testleri çözerek yazılı sınava etkin bir şekilde hazırlanabilirsiniz.