Tramvay hala yok. Donmak üzere olan insanların tatlılığını içimde duymaya başladım. Bir iki adım atmamıştım ki önüme bir adam dikildi. Rüzgardan yalnız bir karartı gördüm. Sonra yüzüne doğru bir hortumdan çıkar gibi bir duman yayıldı: Adam konuşuyordu. Tatlı, munis bir Anadolu şivesiyle:
-Ağabey, dedi, buradan bana benzer bir takım adamlar geçti mi?
Evet, adamın hakkı vardı. Ona benzer adamlar, ötekilerden kolaylıkla ayrılabilirdi. Kış günü bir şehirde insanlar palto , şapka giyer, ayaklarında ayakkabılar vardır. Bu adamın ne paltosu, ne şapkası, ne de ayakkabıları vardı. Buna karşılık sırtında mor pamukları yer yer, parça parça dökülen bir hırkası, belinde ipi, ayağında yazlık tüy gibi bir pantolonu ve ayaklarında da yine iplerle bağlanmış çuvalı..
Metnin türü aşağıdakilerden hangisidir?